Saab 9-5

Bu otomobil artık üretilmemektedir.

70 yıla yakın geçmişi boyunca pek çok kez el değiştirmesine rağmen “niş” konumunu koruyan, bu yüzden de hayat mücadelesini sadık hayran kitlesinin desteğiyle sürdürebilen Saab; ömrünün inişli çıkışlı, beklenmedik gelişmeler ve gerçekleşmeyen vaatlerle dolu son yıllarında tanıtılan 9-5 ile son bir kere dikkat çekmeyi başarmıştı. Yeni 9-5, Alman hâkimiyetindeki orta üst sınıfta çoktan unutulmuş 13 yaşındaki selefinin yerine geçmeye hazırlanırken, markasının geleceği hakkında da olumlu ipuçları veriyordu. 2000-2010 yılları arasında General Motors bünyesinde yeni model tanıtma sıklığı azalan ve başka marka modellerinin logoları değiştirilerek “Saablaştırılan” otomobillerle hayatta tutulmaya çalışılan marka, GM teknik altyapısı kullanmasına rağmen tamamen özgün bir model olan ikinci nesil 9-5 ile yeniden canlanma belirtileri gösteriyordu. Ne tesadüf ki, GM’in Saab hakkında doğru kararlar almaya başlaması, ekonomik yönden zora girmesi ve iflas etmesi ile çakışmıştı. Tartışmalı ve başarısız birkaç satış denemesi ardından sonunda Hollandalı Premium spor otomobil üreticisi Spyker’a satılan Saab, bu sancılı dönemde 9-5’i zorlukla tanıtabildi, hatta üretebildi. El değiştirme dönemindeki tüm zorluklara rağmen basına verilen demeçlerdeki iyimserlik ve müşterileri mutlu etme çabası, marka ile beraber savrulan ekibin olumlu enerjisini yansıtıyordu. Saab’a odaklanmaya hazırlanırken iflas eden Spyker, Saab’ın son olarak bir Çinli ortak girişimi olan “NEVS”e satışına yol açtı. 2014’te iflas korumasına başvuracak olan NEVS, gelecek planlarına 9-5 değil, tüm el değiştirme süreci boyunca markayla beraber taşınan orta sınıf sedan 9-3 üzerinden devam edeceğini açıkladı ve bir zamanlar büyük umut vaat eden ikinci nesil 9-5 de yolun sonuna gelmiş oldu. Bir şanssızlık silsilesine dönüşen Saab öyküsünde “harcanan adam” ikinci nesil 9-5, bu niş markanın son yıllarındaki gizli cevher olarak yerini alıyor. Dünya geneline yayılmış Saab 9-5 örnekleri, markayı ayakta tutan o “olumlu enerji”ye sahip hayranlar tarafından sahiplenilmiş durumda.

Model satışta olduğu dönemde marka savruluyordu, ancak geliştirme sürecinin tek çatı (GM) altında, stabil koşullarda tamamlanmış olması sayesinde 9-5 şaşırtıcı şekilde başarılı hazırlanmıştı. Talihsizlikler 9-5’in orta üst sınıfta adından söz ettirmesini engellese de, o belki Volvo S90’ın 2016’da başladığı başarı öyküsünü 2010’da yazmaya hazırdı. Saab, İskandinav kökeni dışında sessiz ve sakin tarzı, sade tasarımları ve güvenilirlik yönünden tanınırlığı ile Volvo’ya benzerlik gösterse de 9-5 sayesinde yeniden güçlenen marka kimliği Saab’ın özgünlüğünü ortaya çıkarıyor. İskandinav ekipten gelen geri bildirimlerle şekillendirilen 9-5, kendinden önceki modellerin niteliksizliğini unutturacak düzeyde detaya sahip. Markanın kendine has tasarım detayları 9-5’in gerçek bir Saab olarak kabul görmesini sağlıyor. Model, tasarımını etkilemeyen GM teknik altyapısı sayesinde Opel Insignia ile uzaktan akraba. Aynı platformun uzatılmış sürümü üzerinde yükselen 9-5, 5008 mm uzunluk, 1868 mm genişlik ve 1467 mm yükseklik değerleri ile hala orta üst sınıfın en büyük otomobili. 515 litrelik bagaj hacmi opsiyonel ayraç ve standart ağlar ile düzenlenebiliyor. Bagaj duvarlarındaki cepler ve şemsiye gözü de kullanışlılığı geliştiriyor. 9-5, 2006’da tanıtılan Aero X konseptinden aktarılan tasarım elemanları ile şekillendirilmiş. Model, coupe görünümlü sedan modasına inat, başka bir tip otomobile benzemeye çalışmadan gerçek, ancak hala özgün bir sedan olarak tasarlanmış. Özellikle yan cephenin tasarımı marka tarihindeki önemli modellerden Saab 900’e yakınlığı ile 9-5’in gelenekselliğini yansıtıyor. Krom parçalara veya güncel şekillere dayanmayan, belirli bölgeler odağında gelişmeyen; bir bütün olarak öne çıkan tasarım bu sayede zamana meydan okuyor. 7 yıla yakın süre öncesinde tasarlanan model, hala yeni bir otomobil gibi görünüyor.

saab-9-5-yan

0.28 Cd rüzgar direnci katsayısı aerodinamik yönden başarıyı kanıtlıyor, hava direnci kaynaklı ek yakıt tüketimini azaltıyor. Gövde şekli önden etki eden kaldırma kuvvetlerini minimize ederken, arkadan bastıran kuvvetleri de güçlendirerek yol tutuşuna katkıda bulunuyor. Burun tasarımı nesillerdir korunan üç parçalı görüntüyü koruyor. Orta ızgaraya ek, farlara bitişik ızgara görünümlü açıklıklar gözleri farklılaştırıyor ve tipik Saab görüntüsünü yaratıyor. Farlar ve yan sinyal lambalarının mavi kaplaması “buz etkisi” yaratarak markanın İskandinav kökenlerine bir başka gönderme yapıyor. Bi-Xenon Smart Beam farlar opsiyonel olarak sunulmaktaydı. Yan cephe rüzgarla şekillendirilmiş gibi görünüyor. Soluk çizgiler ve yumuşakça, yavaşça kıvrımlanan gövde panelleri doğallık sağlıyor. Yan camların krom kaplı alt kenarı hokey sopası şekli ile akılda kalıyor. A ve B sütunlarının cam hizasındaki bölgeleri karartılarak kesintisiz cam görünümü sağlanmış, uçak kokpit camlarına çağrışım yaratılarak Saab’ın havacılığa yakınlığı hatırlatılmış. Yavaşça alçalan tavan çizgisi uzunluktan faydalanıyor, gözleri arkaya çağrıyor. 9-5 ile beraber ortaya çıkan yeni stop grubu Saab modellerini arkadan tanıtacak ortak bir detay olarak planlanmış ve bir baş öykü olan 9-4X’te de kullanılmıştı. Bagaj kapağı boyunca uzayan ışık şeridi uzunluğa vurgu yaparken, ana stop modüllerinin iç detayları tıpkı ön farlar gibi buz çağrışımı yaratıyor. Tekerlekler hizasındaki egzoz çıkışları yere basma hissini güçlendiriyor. 17-19 inç arası jantlar da bu hissi geliştirmekte.

İç mekan Saab stilini koruyor, kimseye benzeme kaygısı olmadan yarı-modern bir şekil çiziyor. Havacılık göndermeleri sürücüyü saran konsol, yeşil gösterge aydınlatmaları ve Head-Up Display ile devam ediyor. Gösterge paneli merkezindeki hız göstergesi uçakların yükseklik göstergesi gibi dikey yönde değişen rakamlara sahip. Gece modu ile hız göstergesi dışındaki göstergelere söndürülerek sürücünün kritik bilgiye odaklanması kolaylaştırılıyor. Düşük malzeme çeşitliliği aslında kişiliği inşa etmekte: Koyu renkli kaplamalar ve az yerde kullanılan metal parçalar ciddi, “kokpitvari” bir ortam hazırlıyor. Sürücü solundaki havalandırma çıkışından başlayıp orta konsolun yan sınırına kadar devam eden havalandırma çıkışı farklı bir görüntü sağlıyor, görsel olarak sürücüyü sarmalıyor. Konsol başındaki 8 inçlik dokunmatik multimedya ekranı navigasyon hizmeti sunuyor. 10 GB hafıza, USB ve Aux bağlantıları da bulunmakta. Daha eğik konsol kolay kullanım sağlarken, başındaki dokunmatik ekrana ek bolca fiziksel düğme sunması güven hissi veriyor. Dairesel kontroller Da Vinci’nin kollarını açmış adamını hatırlatacak şekilde konumlandırılmış. Araç standart olarak 2 bölgeli klima sistemi ile gelirken 3 bölgeli sistem opsiyonel olarak sunulmakta. Arka sıra bağımsız havalandırma kontrollerine sahip. En üst donanım seviyesinde ön koltuklar ısıtmalı, daha güçlü yanal destekli ve uzatılabilir minderli olarak geliyor. harman/kardon ses sistemi de bir opsiyon. Ön koltuklar arkasına monte edilebilen ekranlar DVD oynatarak arka sıra yolcularının vakit geçirmesine yardımcı oluyor. 5 yıldızlık EuroNCAP skoru, 9-5’in 2010 standartlarında güvenilirliğini yansıtmakta. Öne çıkan güvenlik donanımları adaptif cruise control, trafik işareti okuma, şerit takip uyarısı, elektronik denge kontrolü ve head-up display olarak sıralanıyor. Dinamik park asistanı olarak adlandırılan sistem ise manevraları otomatik gerçekleştirmese de sürücüye hangi manevraları yapması gerektiğini tarif ediyor.

saab-9-5-stop-lambasi

9-5, ciddi görüntüsüne ve boyutlarına rağmen yumuşak bir sürüşe sahip. Kimi zevklere göre fazla yumuşak olarak tanımlanan sürüş, hıza göre ağırlığı değişen direksiyon ile değişken bir his sunuyor. DriveSense adaptif şasi sürüş tarzına göre değişken darbe emişi ile aracın sürücüsüne uyumunu sağlıyor. Anlık değişken Intelligent modu beraberinde Sport ve Comfort modları da seçilebiliyor. Model, standart olarak start/stop sistemi ile geliyor. Benzinli motorlar 180 beygirlik 1.6 Turbo, 220 beygirlik 2.0 Turbo ve 300 beygirlik 2.8 V6 Turbo olarak sıralanıyor. V6 motorlu model 0-100 km/s hızlanmasını 6.9 saniyede gerçekleştiriyor. 9-5, satışta olduğu dönemde benzinli motorlarının yüksek yakıt tüketimi ve karbondioksit salınımı ile rakiplerinin gerisindeydi. Vergilendirmenin salınım değerleri baz alınarak yapıldığı pazarlarda bu ciddi bir dezavantaj. 1.6 litrelik motora sahip model 7.6 l/100 km ve 2.0 litre motorlu model 8.4 l/100 km gerçekleştiriyor. 2 litrelik motor, BioPower sürümünde E85 etanol katkılı yakıt da kullanabiliyor ve salınımı bu sayede düşürüyor. Dizel seçenekler ise 160 beygirlik 2.0 TiD ve 190 beygirlik, çift kademeli turbolu 2.0 TTiD olarak sıralanıyor. 2.0 TiD motor 100 km’de 5.3 litrelik daha makul bir yakıt tüketimine sahip. 9-5, 6 vitesli manuel ve otomatik şanzımanla geliyor; otomatik şanzıman kulakçıklarla manuel olarak da kullanılabiliyor. 2 litrelik benzinli, 2 litrelik TTiD dizel motorlu modellerde opsiyonel, 2.8 V6 motorlu modelde standart sunulan Saab XWD dört tekerlekten çekiş sistemi anlık ölçümlere dayanarak torkun %50’ye kadarını arka aksa aktarabiliyor. 9-5, diğer Saab modelleri gibi Linear, Vector ve Aero donanımlarında satılmaktaydı. Üretim ise Trollhattan’da, Saab’ın evinde gerçekleşiyordu.

saab-9-5-on

Burun tasarımı üç parçalı ızgara görüntüsü ile akılda kalıyor. Merkezdeki ızgaranın çembersel alt kenarı hafif bir gülümseme meydana getiriyor. Düz üst kenar ciddiyeti sağlarken, eğik yan kenarlar alçaldıkça burun ortasına doğru kıvrımlanarak bir çember çiziyor. Mat gri çerçeve içindeki sık aralıklı yatay kanatlar tipik Saab ızgarasını tamamlıyor. Ortadaki metal görünümlü şerit yukarı doğru bir basamak yükselerek marka adına yer açıyor. Adın böylesine merkezi bir konumda sergilenmesi özgüveni yansıtıyor. Farlar, sabit eğimli üst kenarları ile ızgaranın düz üst kenarının sağladığı ciddiyeti sürdürüyor. Daha dik alt kenar sayesinde yanlara uzarken incelen farlar, kıvrımlı arka köşelere ve daha sivri iç köşelere sahip. Izgaraya bakan yan kenara bitişik ızgara desenli zemin, gözlere sürülmüş farları hatırlatıyor, bakışlara vahşi bir hava kazandırıyor. Siyah zeminin far yan kenarına paralel ilerleyişi uyum yaratıyor. Far şeklinin tamamı tıpkı merkez ızgara gibi mat gri çerçeve ile sarılarak öne çıkarılmış. Buz mavisi cam kapak ardındaki dairesel mercek gözleri meydana getiriyor. Farların alt kenarı boyunca ilerleyen ince LED şeridi ise modern bir görüntü yaratıyor, 9-5’in hala güncel görünmesini sağlıyor. Ön cam yanı kirişlerden uzayan çizgiler, merkez ızgaranın köşelerine yol alıyor, ızgara üst kenarına paralel bir düz kenarla kesiliyor ve oluşan şekil bir bombe meydana getiriyor. Merkez ızgaranın bu soluk çizgilerle bir kere daha vurgulanması marka adını da bir kere daha işaret ediyor. Kaput üzerinde dairesel Saab arması bulunuyor. Burnun alt yarısındaki detaylar, üst yarıdaki elemanlar hizasından çıkmayarak düzenli yapıyı koruyor. Farlar altındaki sis farı zemini, farların alt kenarına paralel üst kenarı ile uyumlu görünüyor. Düz alt kenar ve burun ortasına yığılan yan kenarlar, farlar ve ızgara gibi burun ortasına işaret ediyor. Mat gri çerçeveli zeminin siyah bölgesinde dairesel sis farları bulunurken üst kenara şerit aydınlatmalar dayanmış. Ana ızgara altında düz alt ve üst kenarlı, ince bir açıklık bulunuyor. Açıklığın yan kenarları aşağı inerken burnun alt kenarına dönüşüyor ve bu açıklığı burnun alt kenarındaki bir basamak olarak gösteriyor. İki ızgara arasına plaka yerleştirilmiş.

saab-9-5-aero-arka

Gözler yan cepheye kaydırıldığında, yandaki tasarım detaylarının önü destekleyecek şekilde geliştirildiği anlaşılıyor. Ön cam ile yan cam arasındaki siyah şerit pürüzsüz geçiş sağlarken; alt uçlarından arkaya doğru gerilen camlar, farlar ve ızgaranın da üst kenarlarından arkaya gerildiği izlenimini uyandırıyor, detaylar arasında bütünlük sağlıyor. Ön camın alt kenarı A sütunu sonrasında yan aynalarda da devam ediyor ve aynaların siyah kaplamasının sınırını belirliyor. Siyah kaplamaya dayalı çizgi şekilli sinyal lambalarında da mavi rengi görülüyor. Camların alt kenarı yan aynalar arkasında, daha alçak bir seviyeden başlıyor. Ön cam alt kenarı ile yan camlar arasına aynaların girmesi sayesinde kopukluk başarıyla gizlenmiş. Camların alt kenarı arkaya doğru yavaşça yükseliyor, arka kapı üzerinde yumuşak bir köşe ile ön cama ters eğimle tavana yükseliyor ve üst kenara birleşiyor. Üst kenar ise tavana paralel biçimde öne ilerleyerek ön cam üst kenarına birleşiyor. Alt kenarın krom vurgusu hokey sopası şeklini vurguluyor, Saab 900’e yakınlığı ortaya çıkarıyor ve yan cepheye renk kazandırıyor. Cam geçişlerinde tıpkı A sütunundaki gibi cilalı siyah kaplama kullanılması kesintisiz cam yüzey hissini güçlendirmiş. Stopların üst köşesinden başlayan omuz çizgisi kapılar üzerinde devam ettikten sonra ön tekerlek hizasında sonlanıyor. Omuz çizgisi altındaki kapı kolları sade şekilleri ile dikkat çekmiyor. Kapı panelleri tekerlekler arasında derinleşiyor. Ön tekerlek yuvasına dayalı bir girinti, alt ve üst kenarı ile gövde rengi zeminde çizgiler başlatıyor. Kapılar üzerinde devam eden üst çizgi hafifçe yükselirken, alt çizgi kapılar altında ilerliyor. Tavan çizgisi camlar üzerinde yavaşça alçalırken, camlar sonrasında daha belirgin biçimde alçalmaya ve bagaj kapağına erimeye başlıyor. Uzun süren alçalma uzunluğu vurgularken gerginlik hissini arttırıyor. “Hokey sopası”ndan daha eğik devam eden tavan çizgisi fiziğe uygun şekli ile görüntüyü doğal kılıyor. Silüet son derece akılda kalıcı, sportif ve güçlü. Tekerlekler sade jantları ile görüntüye uyum sağlıyor, sık aralıklı kolları ile aşırı basit görüntüyü önlerken öne çıkma kaygısı göstermiyor. Tavan çizgisi bagaj kapağı üzerinde ortaya doğru kıvrılarak diğer taraftan gelen tavan çizgisine birleşiyor, kapak üzerinde yatay bir “U” harfi çizerek iki yanı birbirine bağlıyor. Kapağın dikey kısmındaki stop modülü genişliği ile aracın genişliğini öne çıkarıyor. Kapak dışında kalan ve öne doğru sivrilen modüller, kapak üzerindeki ışık şeridi ve metal şerit ile birbirine bağlanıyor. Marka adı, iki yanından beliren kırmızı ışık şeritleri ile güç kazanıyor, zarifçe vurgulanıyor. Kapak dışında kalan modüller, buz mavisi kapakları, alt kenara eşlik eden ardışık çukurları ve soluk kırmızı aydınlatmaları ile genel havaya uyum sağlıyor. Şeklin öne doğru uzaması bu sefer arka cephenin yanlardan çekildiği hissini uyandırıyor. Kapak üzerindeki derinlik plakayı taşımakta. Tampon bagaj kapağı sonrasında gelen bir basamak ile aniden çıkıklaşıyor, aşağı uzarken yatay çizgilerle kesiliyor. En alta dayalı paralelkenar şekilli krom egzoz çıkışları tekerlek hizalarını vurguluyor. Bu abartısız ancak amacına ulaşan sportif detay, 9-5’in saf gücünü yansıtıyor. Dış tasarım gergin çizgileri, nötr yüz ifadesi ve buz mavisi parçaları ile modeli soğuk topraklarda çok konuşmadan işini yapan bir görev adamı olarak tanıtıyor. Başarıyla geliştirilen kişilik, zamansız tasarım detayları ile hala modern görünüyor. 9-5, Saab’a özel tasarım detayları ile hiçbir üreticinin sunmadığı bir lezzet sunuyor.

saab-9-5-ic

İç mekan özgünlüğü sürdürüyor. Birbirine bağlı gösterge paneli ve konsol sürücüyü sarmalarken, tüm kontrol elemanlarının daha yakında hissedilmesini sağlıyor. Sürücü solundaki ve orta konsoldaki havalandırma çıkışları üzerindeki ızgara, göstergeler üzerinde de devam ederek iki taraf arasında köprü kuruluyor. Göstergeler bu ızgara desenli zemindeki silindirik oyuntulara yerleştirilmiş. Yeşil ibreler ve yükseklik göstergesi benzeri dijital hız göstergesi havacılık kökenlerine gönderme yapıyor. Göstergeler önündeki direksiyon ise sade görüntüsü ile göstergelerin yüksek detay sıklığını dengeliyor. Kolların ucundaki “U” şekilli metal kaplamalar malzeme çeşitliliği yaratırken genişleme hissi oluşturuyor. Merkezdeki düz zeminde üst yarıda konumlandırılan Saab logosu asimetri yaratıyor. Ön cam altı zemin, göstergeler üzerine hafifçe çökerek siperlik görevi görüyor. Orta konsol hizasında da siperlik konumundan ilerleyen kaplama, konsolun yan sınırlarını da belirliyor. Konsolun desenli kaplaması sürücünün solundaki havalandırma çıkışı altında da devam ederek iki tarafın bağlantısını koruyor. Konsol başındaki havalandırma çıkışlarının devamında multimedya ekranı bulunuyor. Desenli zemine gömülü ekran sonrasında dikdörtgensel ve dairesel kontrol elemanları bulunmakta. Bu düğmeler de yeşil ışıkla aydınlatılarak tutarlılık sağlanmış. Konsol, eğimle alçalırken yumuşak bir köşe ile yatay hale geliyor. Bu yumuşak köşe sırasında beliren vites kolu zarif şekli ile beğeni topluyor. Vites kolunu saran gri çerçeve, start/stop düğmesini sarmalayarak iki kritik elemanı vurguluyor. Konsolun devamında kol dayama paneli bulunuyor. Kapı kolları “0” şekilleri ile modern hissettiriyor, hafif yeşil aydınlatma ise kabin genelinde hoş bir renklilik sağlıyor. Alt donanım seviyelerinde siyah ağırlıklı olan kabin, üst donanımlarda daha açık renklere de kavuşuyor. Kapı panellerinde ve ön yolcu karşısında kullanılan plastik çok yüksek kaliteli hissettirmiyor ve orta üst sınıfa yakışmıyor. Arka yolcu sırası alçalan tavan dolayısıyla uzun boylu yolculara düşük baş mesafesi sunuyor. Diz mesafesi ise aracın 5 metre üzeri uzunluğu sayesinde oldukça yüksek. Kabin, ciddi görüntüsü sayesinde hafif bir retro hava kazanıyor. Dijital gösterge, dokunmatik ekran, direksiyon ve kapı kolları gibi başlıca detaylar ise bu geleneksel tasarımı modern hale getiriyor. 9-5, her yönü ile etkilemeyi ve şaşırtmayı başaran bir otomobil. Rastlaması çok zor, incelemesi keyifli, gizli bir cevher. Tasarımı ile zamana meydan okuyan, özellikleri ile tanıtımından 6 yıl sonra bile rakiplerine kafa tutan bir model, harcanmış bir potansiyel.

Reklamlar

Yorumunuzu Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s