Peugeot 301

Son yıllarda şehir içinde otomobil kullanmak tam bir eziyet halini aldı. Sürekli durup kalkmak, boşluğa çıkınca kötü yapılmış asfalttan nasibini almak gibi pek çok sorun nedeniyle hem otomobiller yıpranıyor, hem de sürücüler. Avrupa yollarının çoğunda böyle sorunlar yaşanmadığı için bu soruna çok da çözüm aranmıyor, yani satılan arabalar yollarımıza uyumlu olmuyor. Bazı markaların bu duruma getirdiği çözümler ise artık geride kalmış otomobilleri halen satmak. Hani derler ya “tüplü televizyonlar daha iyi, plazmalara gittiğimiz kadar gitmiyoruz”, aynı hesap; günümüz araçlarının gerisinde kalan otomobiller de daha uzun süre dayanıyor. Peki bu sorun çözümsüz mü kalıyor, yeni modeller hiç mi düşünmüyor bu yolları? Elbette hayır. Az sayıda olsa da, Türkiye’ ye kusursuz ayak uyduran modeller çıkıyor. Bunlardan biri de yakın zamanda tanıtılan Peugeot 301. Paris Otomobil Fuarı’ nda sergilenmesine rağmen çok ilgi görmeyen bu araç, Türkiye gibi bazı doğu Avrupa pazarları için çok büyük önem taşıyor. Zaten 301’ in dünya tanıtımı da Auto Show İstanbul’ da yapılacak. 301, tamamen yeni bir model ve dünyanın pek çok bölgesinde satılması için zor koşullara dayanıklı olması gerektiğinin farkında. Bu nedenle Peugeot binlerce kilometre test yaparak, 301’ i kusursuz şekle getirmeye çalışmış. Ancak araca bakarsanız, bu kusursuzluğun sadece aracın görünmeyen yerlerinde olduğunu görebilirsiniz.

301, üzerinde çok düşünülmemiş bir otomobil olduğunu açıkça söyleyen bir otomobil. Ön kısım hoş görülebilir, ancak yan ve arka kısım yeni Peugeot tasarım anlayışı ile hiç uyuşmuyor, ki bunun nedeni tasarım anlayışının sadece ön kısımda kullanılmış olması. Yeni nesil otomobilleri sabırsızlıkla beklenen Peugeot’ nun bu modeli, yine de insanda bir güven duygusu uyandırıyor. Zorlu sürüş koşullarına uyumlu olan yeni model, daha çok vida barındırıyor ve bu da daha sabit parçalar ve sağlamlık anlamına geliyor. Ülkelerin sıcaklıklarına göre donanımlar barındıran 301, toz önleme konusunda da başarılı. 4,44 metrelik boy, geniş bir yaşam alanı ve harika bir bagaj hacmini sunuyor. 640 litrelik bagaj, sınıfının tüm üyelerine referans olacak bir boyutta. Piknikleri, tatilleri seven bir milletiz ve bu bagaj hacmi çoğu ailenin ihtiyaçlarını sorunsuz karşılayabilir. Aracın sınıfı dendi az önce; bu da ayrı bir gizem aslında. Marka tarafından yapılan toplantılarda Fransız yetkililer tarafından açıklanmayan sınıfına, sonunda Türk yetkililer tarafından açıklık getirildi. Kompakt sınıfla küçük sınıf arasında, yani B+ olarak tanımlanan sınıfta bulunan otomobilin en büyük rakipleri de Hyundai Accent ailesi ve Chevrolet Aveo. Yani 301 taksi olarak da kullanmak için gayet uygun bir otomobil. ESP’ yi standart olarak sunması ile dikkat çeken 301’de opsiyonel park desteği de bulunuyor. 3 farklı motorla satışa sunulacak olan 301’ in en ilginç motoru 1.2 litrelik 72 beygir güç sunan motor. 3 silindirli bu motor tasarruf ve sürüş keyfini bir arada sunuyor. Bunun dışında 1.6 litre HDi 92 beygirlik bir motor ve 1.6 litrelik VTI 115 beygirlik bir başka motor bulunuyor. 301’ in teknik özelliklerinden sonra yavaş yavaş dışa çıkarken şunu belirtmek gerekli, 301’ in her bir yanında maliyeti azaltmak için alınmış önlemler var. Bu maliyet kelimesini pek çok kez göreceksiniz yani.

Aracın ön tasarımı detaylı incelenmeye başlandığında yeni tasarım ögelerinin kullanıldığı görülüyor, ancak kullanım şekillerindeki farklılıklar daha ucuz ve çirkin bir görüntü yaratmış. Bundan memnun olanlar da olacaktır elbette, ancak yeni tasarım anlayışı öylesine güzel modellerde sergilendi ki, bu biraz uyduruk kaçıyor. Daha köşeli ızgara ve kasılı görünen farlar aracın ön kısmının temel ögeleri. Izgara incelenirse, tüm kenarların parlak çizgiyle sarıldığı ve içinde de iki parlak yatay çizgi olduğu görülecektir. Altıgen şekilli ızgaranın üst kenarı düz, ondan çıkan kenarlar dik aşağı iniyor, ve sonra bükülen kenarlar ızgarayı daraltıyor ve alt kenar da düz şekli ile ızgarayı sonlandırıyor. İki parlak çizginin altında siyah plastik alanda plaka bulunuyor ve iki çizginin üzerinde de marka adı yazıyor. Tam burada üst kenar kesiliyor ve ad görünüyor. Bunun üzerinde ise kaputtaki içeri gömülü alanda marka logosu görülüyor. Logonun alanının kabartılar hafifçe arkaya doğru kaybolurken onun biraz daha uzağında iki adet çizgi daha görülüyor. Izgaranın parlak çerçevesinin yanlarında ince bir siyahlık görülüyor ve bu da ızgaranın havada duruyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Farlar ise üst köşelerinden arkaya uzama hareketi yapıyorlar ve diğer kenarlar çok hafif eğimlere sahip. Far içlerinde modern aydınlatma detaylarından biri bulunmuyor, ancak bu iş görmez demek değil elbette. Izgaranın çevresini saran kabartı sonradan farların altından geçerek sonlanıyor ve ızgara altında ise ince uzun bir diğer hava çıkışı bulunuyor. Bu parça en uçlarda çok ince kalınlaşan şekilde ve içinde yatay siyah çizgiler bulunuyor. Sis farları yuvarlak şekilde ve onların üstünden ve dış yanlarından gelen çizgiler bulunuyor. Bunlarla beraber sonlana ön kısımda bir diğer detay da alttaki gövde rengi çizginin ortalarda kalınlık değiştirmesi. Böylece sportif bir görüntü yaratılmaya çalışılmış.

Yan kısma geçince ise idare eden ön kısım bile aranır hale geliyor. Öncelikle hiçbir Peugeot’ da görmediğimiz bu köşeli ve düz tasarım zaten basit hatlara sahip araçlardan oluşan küçük sınıf sedanlar için çok alışıldık. Peugeot’ yu da yuvarlak hatlarıyla bildiğimiz için ilk bakışta afallamamak imkansız. Önden arkaya eğimle çıkan ve arka kapının sonuna doğru kalkan, öylece çok az giden ve sonra öne dönen kenarla tavana çıkan ve tavana paralel başlangıç noktasına dönen şekle sahip yan cam belki başka bir otomobile yakışabilirdi. Alt kenarında parlak çizgi bulunan yan camın üzerinde kalan kapıların sınırları ile cam sınırları arasındaki yerler kaygan siyah malzeme ile kaplanmış. Yan sinyal lambası ön tekerleğe yakın bir yerde ve kapı kollarının üzerinden güçlü bir çizgi geçiyor, bu çizgi arka fardan geliyor. Kapıların altında ise bir çizgi daha bulunuyor. Tekerlerin çevresinde çok hafif yuvarlak vurgular bulunuyor ve jantlar basit şekillere sahip. Arka stoplar ise gayet basit şekillere sahip, ancak içlerindeki renkler onlara can katıyor. Önü gösteren iki beyaz kola sahip stop lambaları, iç üst köşelerinden çıkan çizgiler birbirlerine bağlanıyorlar. Bagaj kapağı üzerinde ise marka logosu ve adı ortada yer alıyor. Ancak Yine de fazla yüksek olan bagaj kapağı, kötü görünüyor ve plaka da aşağıda, yani tamponda yer alıyor. Antenin iyi gizlenmediği otomobil, yakın zamanda bir yenilenmeye ihtiyaç duyacak ve maliyeti kısmak nedeniyle yapılan zamanı geçmiş detaylar, aracı giderek zorluyor.

Aracın iç mekanı ise siyah  temalı. Kaygan siyah ve sert plastiğin kullanıldığı iç mekanda yine düşük maliyet için orta konsolda pencere kumandaları kullanılmış. Alt kısmı düz tasarlanan direksiyonun arkasındaki göstergeler sade şekilli ve orta konsol göstergelerle aynı siperliği paylaşıyormuş gibi görünüyor. Orta konsolun en üstünde havalandırma çıkışları, altta küçük ekranda radyo ekranı ve kontrolleri, sonra daha derinde havalandırma kontrolleri bulunuyor. Aslında sınıfına göre hoş bile görünen bu tasarım, yine Peugeot modelleri ile alakalı olmayışı nedeniyle puan kaybediyor. Vitesin bulunduğu zemine inen alanda pencere kumandaları bulunuyor. Vites kolu şık görünüyor. Kapı iç yüzleri güzel tasarlanmış. Ancak bazı önemli düğmelerin yerleri oldukça kötü, ergonomi sorunları çok. Arka sıra ise diz mesafesi ile mutlu ediyor. Aracın içinde ses yalıtımı ise zayıf. Yol ve motor sesinin fazlasıyla geldiği iç mekandan tekrar dışarı çıkıldığında bagaja bakılıyor ilk iş. 640 litre oldukça iyi bir rakam ancak bagaj kapağının tutan çıtalar görünüyor. Bu kalitesiz görüntü tahmin edebileceğiniz gibi maliyeti kısmak adına yapılmış. Aynı zamanda çıtalar yönleri nedeniyle bagajdaki bavulları da engelleyebilecek durumda. Ancak 301 uygun fiyatı ve yol şartlarına uygunluğu ile akıllarda kalıyor. Taksi olarak yollarda sıkça göreceğimizi düşündüğümüz 301, 30.000 TL civarında bir başlangıç fiyatına sahip olabilir. İstanbul Auto Show’ da yapılacak dünya tanıtımından sonra, dünyanın çeşitli pazarlarında boy gösterecek olan bu model, Peugeot’ nun tasarımdaki bir başarısızlığı, geçiştirmesi gibi, ancak testler ve sağlamlığı ile sınıfının ideal modellerinden.

Reklamlar

Bir yorum var.

  1. Karşılaştırma: Peugeot 301/ Citroen C-Elysee | Otomobil Günlüğü

    […] Detaylı İnceleme İçin Tıklayınız- 301, üzerinde çok düşünülmemiş bir otomobil olduğunu açıkça söyleyen bir otomobil. Ön kısım hoş görülebilir, ancak yan ve arka kısım yeni Peugeot tasarım anlayışı ile hiç uyuşmuyor, ki bunun nedeni tasarım anlayışının sadece ön kısımda kullanılmış olması. Yeni nesil otomobilleri sabırsızlıkla beklenen Peugeot’ nun bu modeli, yine de insanda bir güven duygusu uyandırıyor. […]

    Beğen

Yorumunuzu Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s