Mercedes-Benz SL

Pahalı otomobil almanın marifet sayıldığı şu yıllarda, markalar da artık tüm dünyada etkilerini gösteren bu trendin adeta doğruluğunu kanıtlar, “pahalı almak marifettir” der şekilde pahalı otomobillerini tanıtmaya durmadan devam ediyor. Belki yaşam pahalılaşıyor her bakımdan, ancak küçük sınıf dahil her aracın fiyatlarının yeni nesilleri ile yükselişe geçmesi artık daha çok kazanmak gerektiğini kanıtlıyor. Çok kazanan sınırlı sayıda üyesi olan bir topluluk ise kendilerini pahanın sunduğu zevkle ödüllendiriyor.  Pahalı konutlar, otomobiller, mobilyalar, mekanlar, beğeniler. Böyle insanların artışından mıdır nedir, artık sürekli bir lüks araç yağmuruna tutuluyoruz. Lüksü seven insanların rağbet gösterdiği bu araçların ne kadar eğlenceli olduğu tartışılır, ancak genelde bunların tasarımları da pahalarıyla doğru orantılı oluyor. Kaliteli tasarımları oluşuyla kabullenilebiliyor yani bu araçlar. Bu gruba en son katılan araçlardan birisi de bu yılbaşı yakınında oldu. Mercedes gibi çok sevilen bir markadan, uzun yıllardır hayatta olan efsane denebilecek bir otomobilin yeni nesli gösterildi halka, ve bu zamandan itibaren zengin kesimin yeni gözdesi olmaya aday. Ancak Mercedes’ in spor araçlar dosyasına bakıldığında bu aracın herkes yerine daha çok zevk ve lüks amacıyla böyle bir aracı tercih edeceklere uygun olduğu görülüyor. SLS-AMG gibi bir otomobile sahip Mercedes, daha 2011 baharında yeni SLK’ yı tanıttıktan sonra SL’ i daha farklı bir kitleye uygun görmekle, tasarlamakla yanlış yapmıyor. Kısacası zevk amacıyla bu sınıfta bir araç tercih edeceklere uygun olan SL, ürün gamının en üstünde yer alan SLS-AMG’ nin bir özelliği olan dik ızgara tasarımını SLK’ dan sonra devam ettiriyor, ve doğal olarak burun aracın en etkileyici kısmı olarak dikkat çekiyor. Farlar ayrı bir konu. İçlerindeki detaylar ve konumları sayesinde araca canlılık katan farlar, insana birçok şey düşündürebiliyor. “Seni hafife alıyorum” demesi daha olası gelen SL, herkese ayrı bir duygu yaşatabilir anlayacağınız. Yan tasarım araç bir cabriolet olduğundan çok fazla detaya sahip değil, ancak arka tasarımda değişik far tasarımı dikkat çekmeyi başarıyor. Yere yakın ve çok yüksek olmayan bir yan yüze sahip olan SL, Mercedes’ in dünyaya ilk kez tanıttığı bazı teknolojilere de sahip. Magic Vision Control ve Frontbass isimli iki teknoloji de ilgi çekici ancak üstü açık bir otomobile en çok yarar sağlayacak olan Magic Vision Control, silecekler üzerindeki deliklerden su püskürtmekte ve özel tasarlanan şekli ile yandan iç kısma, yolcuların yüzüne su getirmiyor. Daha sonra sunulacak olan ısıtmalı silecekler opsiyonu ile silecek meselesini baştan ele alan Mercedes, Frontbass ile alüminyum gövdenin sunduğu boşluklara hoparlörlerin yerleştirilmesi ile tavan kapalı olduğunda dahi, Mercedes’ in tanımıyla “konser salonu” havasında müzik çalabilmekte. Kapılarda normalde hoparlörlerin bulunduğu alanlar ise daha iyi değerlendirilebilmiş durumda. Bu arada, yeni nesil eskisine göre alüminyum oluşu nedeniyle 110 kg daha hafif. Hafifleşen araç, metal tavanı ile de görünümünü bozmuyor, ancak yan tasarıma yine pek bir katkı meydana gelmiyor. Enteresan bir özellikle olarak eller kullanılmadan bagajın kapanıp açılması var. Bu aracı kullanan bir kişinin elinde bir sürü torba ile marketten çıkacağı pek düşünülmez, ama yine de arka tamponun yakınında bir bölgeye ayağın dokunması, ya da direkt “TEKME” atması ile açılıp kapanan bu bagajın kapanma hizmeti de ilk defa Mercedes tarafından sunuluyor. Magic Sky Control ise cam tavanın karatılıp tekrar açılmasını sunuyor. Yüksek hızlar sırasında da tavanın açılabiliyor olması da yararlı bir özellik olarak SL’ in avantajları listesine yazılıyor.

Yararlı özelliklerinin dışında tasarım detaylı incelenmeye başlandığında ön farların çok da düşünceli olduğu fark ediliyor. Kenarları yumuşatılmış bir dikdörtgen gibi olan farların, dış alt köşesi daha da yuvarlak şekilli ve farların yan kenarları yatık. İçe bakan yan kenarın çapraz olarak burnun ortasına uzadığı farların içinde en üstte kaş benzeri bir LED aydınlatma grubu bulunuyor. Yukarı köşeden başlayıp, aşağıya inen düz giden ve yan kenara gelmeden kıvrılıp köşede sonlanan bu “kaş”’ ın altında mercek bulunuyor, ancak bu da kaşın başladığı yerden gelen bir başka parlak detay ile gizleniyor. Farların altında yıkama kapakları dikdörtgensi şekilde bulunuyor ve ızgara beşgen şekilde ortada. Yan kenarları dışa açılan ve üst kenarı hafif eğimli, alt kenarı iki parçaya bölünmüş sayılabilecek olan ızgara dik konumda, ve bunun üzerinde büyük Mercedes logosu, siyah kısımları dolu halde ve iki kolun onu yan kenarların ortasına bağladığı halde bulunuyor. Logonun çerçevesi ile kollar birleşik, aynı görünümde. Dik ızgara Mercedes adını gururla yansıtıyor. Geniş burun aynı zamanda oldukça uzun oluşu ile logonun kolları gibi aracın görkemini bir kez daha ortaya koyuyor. Farların alt kenarı ızgaraya doğru biraz devam ediyor, sonra ızgaranın yanındaki gövde rengi sütunla birleşerek yok oluyor. Ana ızgaranın altında bulunan daha kısa ama daha uzun ızgara üst ızgara ile yatay bir çizgi ile ayrılıyor ve bu çizgi üzerinde plaka bulunuyor. Alt ızgaranın yan kenarları da dışa açılan şekilde ve yanlarda bulunan sis farları siyah yuvalar içindeki çizgi LED’lerden oluşuyor. Sis farı yuvaları ve iki ızgaranın arkasına hakim olan desen ise baklava dilimi. Izgara petekleri ve sis farı arkaplanları bu şekilde ve oldukça şık görünüyorlar. Kaput üzerinde ise birçok dalga bulunuyor. Üst ızgaranın yan kenarlarından başlayan çizgiler kaput üzerinde ön camın yan kenarları ile birleşiyor. Ortadan gelen iki çizgi ise en öne gelemeden sonlanıyor ancak iki çizgi ortasında klasik Mercedes arması bulunuyor. En altta ise metal şerit ızgara hizasında yukarı kalkıyor, sonra tekrar iniyor.

Yan tasarıma bakıldığında yan cam olmayışı nedeniyle marka yan tasarımda az da olsa bakılacak bir yer yaratmak için ön kapının hemen yanında üç adet hava çıkışı bırakmış. Ortasından iki adet parlak çizgi geçen bu hava çıkışlarının üst ve alt kenarlarının çizgileri devam ediyor. Üst kenar kapı koluna kadar devam etse de, diğeri daha kısa. Yan sinyal lambası ayna üzerinde tüm Mercedes modellerinde bulunan şekilde. Tekerlekler çevrelerindeki yuvarlak vurgular ile çıkık görünümde ve jantların içindeki kollar tekerlek yarı çapının büyük olduğunu kanıtlar şekilde tasarlanmış. Kapı kolu klasik bir şekle sahip. Arka tasarıma geçildiğinde SL’in en özel kısımlarından birine daha baktığınızı anlamalısınız. Oldukça kısa olan arka kısmın yüksekliğine rağmen arka farlar halen çok ilgi çekiyor. Öne doğru yükselen üçgen şekilli arka farlar açılan kanatlara da benzetilebilir. Üst kısımlarında beyaz bir üçgen bulunan arka farlar bagaj kapağı ile sonlanıyor. Kapak oldukça sıkışık. Plaka içeride bulunan yuvada bulunuyor, bunun üstünde Mercedes logosu ve onun da üstünde uzun kırmızı Mercedes logosu bulunuyor. Sıkışık üst kısımlar sonrasında alta bakıldığında oldukça sade bir görünüm ile karşılaşılıyor. Ortada siyah yükselen kısımda beyaz kedigözü bulunuyor ve buzun siyah kısmın yanında iki adet parlak egsoz çıkışı bulunuyor. Ancak bu kadar sade olan bir araçta, ön kısımdan sonra arka farlar en çok değer kazanan yer oluyor, ama çift egsoz çıkışının da ilgi topladığını unutmamak gerek.

İç mekana geçildiğinde ise son derece lüks görünen paneller görülüyor. Direksiyonun bir kısmında ahşap desenli kaplamalar bulunurken bir kısmında kahverengi kumaş ve metal bulunuyor. Bu kimi insana göre iğrenç olabilecek bir tasarım, özellikle ahşabı arabada görmeyi sevmeyenler için. Ancak ahşap bu versiyonda orta konsolun çevresin ve kapı iç yüzlerinde de bulunuyor. Göstergeler çevrelerindeki çıkıntılar ile bakışları topluyor. Yazı tipleri ise basık ve yatık olan göstergeler, Mercedes’ in sportif modellerde iç mekanda sunamadığı sportiflik hissini bu sefer sunuyor. Orta konsolun üstünde tepede ise SLS’ deki hava çıkışları bulunuyor. Bu çıkışların arasında ise navigasyon ekranı bulunuyor. Ön cama kadar giden bir kumaş üzerinde olan ekranın altında ahşap zemin başlıyor, bunun üstünde ise radyo kontrolleri siyah zemin üstünde bulunuyor, sonra bir sıra parlak düğmeler geliyor. Altta ise iki ucunda yuvarlak kontrol merkezlerinin bulunduğu havalandırma kontrolleri kısmı bulunuyor. Ahşaptan sonra altlarda hep açık sarı kumaş bulunuyor. Koltuklar da bu kumaş renginde. Kapı iç yüzlerine bakıldığında, hoparlörlerin olmadığı görülüyor ve kapı kolu dışında iki tarafta da çok detay olduğu göze çarpıyor. Arka sıra ise uzun yolculuklar için pek uygun değil. Motorları Mercedes’ in orta üst ve lüks sınıf modellerinden alınan SL, bahsedilen gibi pek performans için değil. Aslında onunla yolda çok iyi sürüşler gerçekleştirebilirsiniz, ancak SLK performansa daha uygun ve cazip geliyor. Aracın fiyatı ise henüz ülkemiz için belli değil. Çok yeni tanıtılan aracın yeni CL’ nin bile halen Mercedes web sitesinde yer almadığı düşünülürse ülkemize gelişi geç olacak diyebiliriz. Sonbahar denebilir ve satış fiyatı da 200.000 TL’ den az olmayacaktır. Ee, ne de olsa zengin kitlenin kendini ödüllendirme yöntemi bu araçlar. Tasarım bakımından ise ince zevkleri olanlara.

Reklamlar

Yorumunuzu Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s